Yerindelik yerini bulma

Yerindelik nedir? Yerindelik. [isim] Yerinde olma durumu, isabet. Kamulaştırılan bir yer Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesi ni kullanın.
Table of contents

Yargının sınırlarını aĢacağı düĢünülmediğinden, fiiliyatta yargı sınırını aĢtığında ona dur diyecek bir mekanizma da ihdas edilmemiĢtir. Dolayısıyla anayasa koyucunun iyimserliği ile fiilî uygulamalar örtüĢmemiĢ; yargı sınırlarını aĢmıĢ, bu durum anayasa koyucuyu anayasada değiĢiklik yapmaya yöneltecek safhaya varmıĢtır. Kanaatimizce engellememiĢtir. Ancak çalıĢma boyutunun sınırlılığı dolayısıyla, bu konuya dair örneklere çalıĢmada yer verememekteyiz. Ancak Ģu durum bir vakıadır ki; pozitif hukuk metinlerinde var olan bu sınırlara hoĢumuza gitmese dahi uyulması gerekmektedir.

Bu açıdan hoĢa gitse de, hoĢa gitmese de, yürürlükteki mevzuata herkesten çok yargının uyması gerekmektedir. Hâkim idarî tasarrufun mahzurlarını sakıncalarını ve faydalarını tartacak, ona göre hüküm vererek inceleme yapacaktır.

Yerindelik yerini bulma - Facebookda takip edildiğimi nasıl anlarım

Davanın taraflarına göre bîtaraf olan yargı, kimi zaman sınırlarını aĢmıĢtır; 37 Özkan, , s. Ancak önemli olan anayasa yahut kanun yapmak değildir; önemli olan bu anayasa ve kanun hükümlerini uygulamaktır. Yargı, bu hükümlere uymadığı, bu hükümleri uygulamadığı sürece, bu hükümlerin varlığının da bir anlamı kalmamaktadır.

Karavelioğlu aksine bir düĢüncenin, diğer bir deyiĢle yargısal denetimin sınırının olduğuna dair düĢüncenin, idarî iĢlemlerin sadece yetki ve Ģekil bakımından incelenmesi, diğer unsurlar bakımından incelenmemesi sonucunu doğuracağını ifade etmektedir. Görüldüğü üzere, idarî yargının yargı denetimi, idarî eylem ve iĢlemlerin hukuka uygun olup olmadıkları ile sınırlıdır. Uygunluğa esas alınacak hukuk ise, pozitif hukuktur.

Yerindelik [ 10 Harfli ]

Bu husus ise, yargı yetkisinin sınırlarının aĢılması sonucunu doğuracaktır. Yeni bir tabir galiba Maslahata uygun mu, değil mi? Buradaki maksat kamu yararıdır; idare, kamu yararını dikkate alarak takdir hakkını kullanacaktır. ĠĢte, idarî yargı, bu seçeneklere müdahale edemeyecektir. Arz ederim. Ġlk defa karĢılaĢtığım için fazla yadırgadım, bilmiyorum BaĢka bir kelime bulalım derim. Çünkü yerinde midir, değil midir bu türlü tasarruf, onun takdirinin mahkemeye ait olmasını istiyor.

Türkçe sözlük var mı? BaĢka çaresi yok. Biz de oradan giderek bunu kullandık. Benim kitaplarımda, 10 seneden beri, bu, idarî yargı alanında vardır. BAġKAN — 10 seneden beri? Yeni değil; ama adliyeye girmemiĢ, adliyede yoktur. Hukuk davasında da, ceza davasında da konu ortaya çıkmaz; fakat idarî davada çıkar. Pazarı, falan meydana mı kurmak gerekir, yoksa bir baĢka meydanda mı kurmak gerekir?

Ġdare, tümü ile …aldığı kararın yerindeliğini tespit eder. Okul yapmak için bir kamulaĢtırma yapılırken, Ģu araziyi mi kamulaĢtırmak gerekir, yoksa falan arsayı mı kamulaĢtırmak gerekir? Melih Gökçek metrelik semazen heykeli projesi çizdiriyor mesela, inşaat için bazı düzenlemelere girişiyor, sonra birileri kimler yetkili buna? İş öylesine ölüm çekici sıkıcılıkta bir rutine binmiş ki, Melih Gökçek'in dan dun bir proje ortaya çıkaracağı da baştan belli, ODTÜ'lü bilirkişinin ne olursa olsun projenin reddedilmesini önereceği de.

Mahkeme de geri kalmıyor: ona düşen çarpıklık da, örneğin, 'te yapılan otobüs bileti zammını kamu yararına, sosyal devlet ilkesine filan uygunsuz bulup iptal etme işini yılında yapmak gibi bir şey oluyor. Daha küçük yerlerde ne dalgalar dönüyor bilemiyoruz. Belki yine argumentum ad 'lara girecek fakat konunun, bu somut kişilerin somut kavgalarını gözardı ederek tartışılamayacağını düşünüyorum. Çünkü teoride tartışıldığında bir erkin başka bir erkin alanına tecavüzü olarak görünen bu fiili durum, pratikte, bu somut kişiliklerin ve onların faaliyet gösterdiği hukuki bağlamın onulmaz çarpıklıkları sonucu bambaşka görünümlere bürünüyor, örneğin  bir hak arama aracına dönüşüyor.

follow

Anayasa Referandumunda Hukukilik/Yerindelik Denetimi Tartışmalarına Dair Bir Not /Ilgın ÖZKAYA

Metrobüs zammına, usûlsüz özelleştirmeye, dediğim dedik çaldığım düdük kent içi "mutenalaştırma" projelerine karşı insanların elinde iki tür "silah" var: birincisi, dört yılda bir gelen sandık AK Parti kendi elementer demokrasi anlayışı uyarınca çoğunlukla bunu yeterli buluyor , ikincisi de, idari yargı ve onun tepesindeki Danıştay. Bunu, " Son kale yargı, onu da ele geçirmeye çalışıyorlar " filan gibi anlamayın lütfen. Yargı sistemini genel olarak bir utanç kaynağı olarak görüyorum, kendimi onlar sayesinde güvende filan hissetmiyorum ve bazen gazlara geldiğimde " Bunların burnunu ne kadar sürtsen iyi " gibi şeyler bile diyorum.

Ama burada demek istediğim, işin eğrisi doğrusuna denk gelmiş ve bu çarpıklıklar yumağında böyle bir imkân ortaya çıkmış. Çeksenbelınsıs o yea hesabı. Tıpkı aslında devlet tarafından büyük ihtimalle kontrol aygıtları olarak tasarlanmış olan meslek odalarının, belirli bazı insanlar tarafından mesken edinilerek, bu potansiyel imkânın "halkçı" sonuçlar yaratmasında gerekli dolayımı sağlıyor olması gibi.

Böyle düşününce anayasa değişikliği paketindeki yerindelik denetimi karşıtı düzenlemenin doğrudan doğruya Melih Gökçek ve Kadir Topbaş tarafından önerildiği izlenimine kapıldım. Böyle bir imkânın anayasa aracılığıyla kırpılması bana pek " elbette ideal, yeterli değil ama neticede ileri doğru atılmış bir adım " gibi gelmedi, pek razı olmadım açıkçası.

Sandık yetmiyor ve sandık olsa bile, idarenin bir kontrole tabi olması, olmamasından -benim için- sanırım her şartta daha iyidir.

Yerindelik denetimi sakıncalı

Galataport normal, ideolojik-olmayan, tarihin sonu, dünyanın eksikliğiyle yüzyılları heba ettiği pırıl pırıl evrensel hakikat; fakat tek onu engelleme çabaları idoolojik bazı yaklaşımlardır diyemiyorum. Bu durum "fiili" nitelikteyse, doğru dürüst işlemiyorsa, bilirkişiler yetkilerini kötüye kullanıyorsa onun çaresine bakarsın, düzenlemesini yaparsın. Devamında da ekleniyor: İdarenin yaptığı nitelendirmenin yanlış, mahkemenin yaptığı nitelendirmenin doğru olacağını kimse söyleyemez. O nedenle demokratik hukuk devletinde idari işlemlerin sebep unsuru konusunda nitelendirme yapma yetkisi, kural olarak, mahkemelere değil, idareye aittir.

Çünkü niye, çünkü idare yine teoride insanlara bir doğru önerisi sunarak ve bu kendi doğru'sunu onlara onaylatarak işbaşına geliyor.

Yerindelik Nedir?

Onun doğrusunun arkasında halkın desteği var; yargının heybesinde ise böyle bir şey yok. Arada bilirkişi denen bir kurumun dolayımı var. Teoride, bilirkişi'nin, doğru ve yerinde olan'ı belirleme konusunda herkesten daha avantajlı bir konumda olması lazım şu konu da ennihaye gelip bilgi sosyolojisine dayandı ya Seçilmişin de, atanmışın da onun karşısında el pençe divan durması lazım.

Mahkemelerde bilirkişinin dediğinin hilafına karar alınması Yargıtay için karar bozma nedeni diyorlar; seçilmiş olan için ise bir şey denmiyor. Ama yine de teoriyi bilirkişi'ye kapattığında, böyle bir nedenden ötürü yerindelik denetimi gördüğünüzde kaçınız durumu hasıl oluyor. Bu kadar teori yeter. Yerindelik denetimi konusunun pratiğinde, idare-mahkeme-bilirkişi gibi soyut kişiler değil, somut kişilikler bulunuyor. Melih Gökçek metrelik semazen heykeli projesi çizdiriyor mesela, inşaat için bazı düzenlemelere girişiyor, sonra birileri kimler yetkili buna?

İş öylesine ölüm çekici sıkıcılıkta bir rutine binmiş ki, Melih Gökçek'in dan dun bir proje ortaya çıkaracağı da baştan belli, ODTÜ'lü bilirkişinin ne olursa olsun projenin reddedilmesini önereceği de. Mahkeme de geri kalmıyor: ona düşen çarpıklık da, örneğin, 'te yapılan otobüs bileti zammını kamu yararına, sosyal devlet ilkesine filan uygunsuz bulup iptal etme işini yılında yapmak gibi bir şey oluyor. Daha küçük yerlerde ne dalgalar dönüyor bilemiyoruz.

Belki yine argumentum ad 'lara girecek fakat konunun, bu somut kişilerin somut kavgalarını gözardı ederek tartışılamayacağını düşünüyorum. Çünkü teoride tartışıldığında bir erkin başka bir erkin alanına tecavüzü olarak görünen bu fiili durum, pratikte, bu somut kişiliklerin ve onların faaliyet gösterdiği hukuki bağlamın onulmaz çarpıklıkları sonucu bambaşka görünümlere bürünüyor, örneğin  bir hak arama aracına dönüşüyor. Metrobüs zammına, usûlsüz özelleştirmeye, dediğim dedik çaldığım düdük kent içi "mutenalaştırma" projelerine karşı insanların elinde iki tür "silah" var: birincisi, dört yılda bir gelen sandık AK Parti kendi elementer demokrasi anlayışı uyarınca çoğunlukla bunu yeterli buluyor , ikincisi de, idari yargı ve onun tepesindeki Danıştay.

Bunu, " Son kale yargı, onu da ele geçirmeye çalışıyorlar " filan gibi anlamayın lütfen.


  • yerindelik ne demek??
  • instagram silinen geçmişi görme;
  • telefondan telefona izleme;
  • D E E K L N R Y İ İ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler.

Yargı sistemini genel olarak bir utanç kaynağı olarak görüyorum, kendimi onlar sayesinde güvende filan hissetmiyorum ve bazen gazlara geldiğimde " Bunların burnunu ne kadar sürtsen iyi " gibi şeyler bile diyorum. Ama burada demek istediğim, işin eğrisi doğrusuna denk gelmiş ve bu çarpıklıklar yumağında böyle bir imkân ortaya çıkmış. Çeksenbelınsıs o yea hesabı. Tıpkı aslında devlet tarafından büyük ihtimalle kontrol aygıtları olarak tasarlanmış olan meslek odalarının, belirli bazı insanlar tarafından mesken edinilerek, bu potansiyel imkânın "halkçı" sonuçlar yaratmasında gerekli dolayımı sağlıyor olması gibi.

Böyle düşününce anayasa değişikliği paketindeki yerindelik denetimi karşıtı düzenlemenin doğrudan doğruya Melih Gökçek ve Kadir Topbaş tarafından önerildiği izlenimine kapıldım. Böyle bir imkânın anayasa aracılığıyla kırpılması bana pek " elbette ideal, yeterli değil ama neticede ileri doğru atılmış bir adım " gibi gelmedi, pek razı olmadım açıkçası. Sandık yetmiyor ve sandık olsa bile, idarenin bir kontrole tabi olması, olmamasından -benim için- sanırım her şartta daha iyidir.

Galataport normal, ideolojik-olmayan, tarihin sonu, dünyanın eksikliğiyle yüzyılları heba ettiği pırıl pırıl evrensel hakikat; fakat tek onu engelleme çabaları idoolojik bazı yaklaşımlardır diyemiyorum. Bu durum "fiili" nitelikteyse, doğru dürüst işlemiyorsa, bilirkişiler yetkilerini kötüye kullanıyorsa onun çaresine bakarsın, düzenlemesini yaparsın.

Bilirkişi seçimlerine sıkı bir usûl getirirsin, yerindeliğe hem bu imkânı ortadan kaldırmayacak hem de idarenin iş görmesini sağlayacak bir yol ararsın.